Fotoğrafa Yeni Başlayacaklar İçin 6 Öneri

-

O ya da bu sebeple fotoğrafçılığı hobi kütüphanenize eklemeye karar verdiniz. Peki nereden, nasıl başlamak gerekir? Hangi marka ve model iyidir? Ya lensler, apayrı bir dünya. Çıldırmak işten değil.

Belki de hiç böyle düşünceleriniz yok ama bu yazıyı okuduktan sonra “Bir bakayım neler yapabilirim?” diyecek ve fotoğraf dünyasına adım atacaksınız. Olmaz olmaz demeyin. Hayat sürprizlerle dolu, bir virüs çıktı ve düny…

Evet, konumuza döndük. Fotoğraf olaylarına ilginiz var ve bir köşesinden uğraşmaya başlamak istiyorsunuz. İlk etapta size faydası olacağını düşündüğüm, keşke ben başlarken birileri bana da söyleseydi dediğim şeyleri 6 başlık halinde derledim, buyursunlar.

Bu yazıyı okuduktan sonra, biz fotoğrafçıların maruz kaldığı bazı söylemlerle ilgili yazıya da göz atmanızı öneririm.

fotoğraf

Bol Bol Fotoğraf Bakın

‘Göz aşinalığı’ denen olay fotoğrafta çok önemli. Herhangi bir fiziksel zanaat alanındaki el alışkanlığı gibi düşünebilirsiniz. Nasıl ki bir marangoz sürekli ağaçlarla uğraşarak malzemesini tanır, tepkisini anlar; aynı hesap işte. Göz ne kadar çok fotoğraf görürse o kadar eğitir kendisini.

Ne kadar şanslıyız ki onlarca platform var artık, açıp anında Dünya’nın dört bir yanından fotoğrafçıların milyonlarca fotoğrafını görebiliyoruz. Pinterest var mesela, ben fotoğraf çekmeye 2007’de başladığımda yoktu. Günümüzün en büyük görsel arama motoru. Böyle platformlar bir yandan görsel çöplük oluşturduğu kadar araştırmayı ve kaynak bulmayı bilen insanlar için de büyük bir nimet sunuyor.

Farklı kültürlerden ve coğrafyalardan fotoğrafçıların tarzlarını görmek, süreçlerini izlemek gerçekten mükemmel bir deneyim bence. Hangi ortamlarda nasıl ekipmanları ne şekillerde kullanarak ne çeşit sonuçlar alıyorlar, teknik olarak hangi sorunlara nasıl çözüm üretiyorlar. Bu soruların cevapları çok kıymetli gerçekten.

Hem çok fazla fotoğraf bakıp gözü eğitmek hem de süreçlerle ilgili bilgi sahibi olmak bir noktadan sonra motor kabiliyetleriniz arasına alıveriyor fotoğraf çekme eylemini. Girdiğiniz bir ortamda nasıl bir yol izlerseniz iyi bir fotoğraf çekeceğinizle ilgili düşünmeden hareket etmeye başlıyorsunuz. Hatta bazen vizörden bakmanıza bile gerek kalmıyor; makine adeta vücudunuzun bir parçası haline geliyor. Bazı makinelerde vizör bile yok; ama bu, bu yazının konusu değil.

fotoğraf

Sürekli Fotoğraf Çekin

‘Fotoğraf’ diyoruz ama tek bir ‘Fotoğraf’tan bahsetmediğimizi biliyoruz hepimiz. Oturup size bütün fotoğraf alanlarını sayacak değilim tabii ki. Ama her şeyden önce fotoğraftan para kazanmak için bile başlıyorsanız mutlaka bir süre hobi düzeyinde ilerleyin. Çünkü fotoğraf işinden para kazanmak demek birilerinin bazı durumlarda ve/veya özel anlarında size güvenmesi demek olduğu için yeterli tecrübeyi biriktirmediğiniz durumlarda insanlara faydadan çok zarar verirsiniz. Yazık olur güzelim düğünlerine mesela, veya menü baskısı çıktığında fotoğrafların neden kötü göründüğünü anlamazsınız bile.

Bahsettiğim hobi süreci size serbest bir şekilde deneme yanılma imkanı sunacağı için çok kıymetli olacaktır. Uzun vadede gerçekten çok faydalı olacağını göreceksiniz. Farklı alanlarda fotoğraf çekerek neyi sevdiğinizi veya neyi kesinlikle istemediğinizi de göreceksiniz.

Belki portre çekimleri ürün çekimleri kadar ilginizi çekmeyecek ve ürün çekimine eğileceksiniz. Sonra bir bakacaksınız ki manzara çekimleri çok daha keyifli. Ama sanırım makro çekimler bana daha uygun diyeceksiniz. İşin özü, denemediğiniz herhangi bir alanla ilgili fikriniz olmasın. Yapın, sonra istemiyorum deyin.

Mutlaka bir şekilde kendinize en uygun alanı bulacaksınızdır. İşte o zaman da o alanda mümkün olduğunca zaman/performans oranını tavan yaptıracak şekilde fotoğraf çekmenizi öneririm. Kendinizi ne kadar farklı duruma maruz bırakırsanız, çözüm üretme becerileriniz de o derecede genişleyecektir. En nihayetinde fotoğraf çekme olayı ara sıra iyi fotoğraf çekmek değil, ilgilendiğiniz alanla ilgili her ortamı gerekli şekilde avantajınıza çevirip iyi fotoğraf çekebilmekten oluşuyor. Pratik şart.

fotoğraf

Işık Bilgisine Önem Verin

Hem fotoğraf bakarken hem de fotoğraf çekerken kendinize sormanız gereken tek bir soru var aslında. “Işık nerede?” Çünkü adından mütevellit, ‘fotoğraf’ kökeni itibarıyla ‘ışıkla boyamak’ demek ya, demek ki olayın özü ışık.

İyi bir ışık bilgisi ve kullanımı sonucunda, elinizdeki ekipman tamamen önemsiz bir detay olacaktır. Çünkü en yeni model makineyi alıp kötü bir ışıkta iyi fotoğraf çekemezsiniz; ve fakat iyi bir ışık kullanımıyla kötü denebilecek bir ekipmanla bile iyi bir fotoğraf çekme potansiyeliniz bayağı yüksek olacaktır.

Sevdiğiniz fotoğraflarda nasıl bir ışık kullanılmış, flaş nereye kurulmuş, güneşe göre nasıl pozisyon alınmış gibi soruların cevabını bulacağınız yer de, fotoğraftaki gölgeler. Çünkü fotoğraf kendi içerisinde (ters ışık hariç) ışık kaynağını göstermeyecektir; ancak ışığın varlığı sonucu oluşan gölgelerden yola çıkarak tersine mühendislik ile ışık kaynağına ulaşabilirsiniz.

fotoğraf

Portre fotoğraflarda ışık takibi için size bir ipucu vereyim, gözlere bakın. ‘Catchlight’ denen bu durum size bütün ışık kullanımı detaylarını sunacaktır. Göz yuvarlak yapısı itibarıyla kişinin neredeyse 270 derece çevresindeki ışık kaynaklarını veya kullanımlarını size gösterecektir. Bu alan dışındaki ışıklar için de bir zahmet gölgelere bakın artık, ben daha ne yapıyım size.

fotoğraf

Kamera Arkası Videolar İzleyin

Bol bol fotoğraf bakın demiştim zaten, bu da onun kardeşi aslında. Baktığınız fotoğrafların nasıl bir süreç sonucunda oluştuğu da çok önemli. Belki fotoğrafçı sizin düşündüğünüzden çok daha farklı bir yöntem kullanmış olabilir. Ufacık bir dokunuş vardır çekim anında, sizin için yepyeni bir dünyanın kapısını açar.

Sonuç olarak gözlerimizle makinelerimiz aynı şeyleri görmüyor. Mesela hiçbir insan gözü kocaman bir ay önünde yamaçtaki insanı görmüyor ama fotoğrafta bu görüş açısını yakalayabiliyorsunuz. Mucize gibi bir şey değil mi? Pek değil aslında. Tamamen teknik. Ama tekniği bilmeyen için mucizevi oluyor, “Yaaaa nasıl çektiiiin?” diyorlar sonra.

Fotoğrafa başladığım zamanlarda her çeşit fotoğrafta ama özellikle de portre çekimlerde ‘texture’ kullanmak çok popülerdi. Deviantart, Fotokritik falan vardı; çoğunuz bilmezsiniz muhtemelen. Yaşlandık be Kamil. Neyse. İşte o zamanlarda fotoğrafçıların bu uygulamayı nasıl yaptığını çözmek için bayağı bir mesai harcamak gerekiyordu. Çünkü paylaşım bugünkü kadar yoktu ve herkes bildiğini kendisine saklıyordu.

Ama bugün öyle mi? Değil. Youtube var ve herkes aşırı paylaşımcı. Eski zamanlarda fotoğraf ve fotoğrafçılığa dair bir şeyler öğrenmenin yolu usta-çırak ilişkisinden geçiyormuş. Özellikle analog zamanlarda film yakmadan film banyo etmeyi öğrenmek çok zormuş. Kamera arkası videolar bu usta-çırak ilişkisi yerine geçti diye düşünüyorum. Tecrübe aktarımı hem çok daha hızlı ve evrensel hem de çok daha konsantre bir şekilde yapılabiliyor. “Ben yıllarca şuna şuna uğraştım, siz şöyle yaparsanız onca zamanı kaybetmezsiniz.” deyiveriyor. Hop, 10 sene ilerledin. Mis!

fotoğraf

İşlerini Beğendiğiniz Fotoğrafçılara Ulaşın

Pek çok platform seçeneğiniz var ve siz de hepsinde birtakım fotoğrafçıları takip ediyorsunuz. Gerçekten işlerini beğendiğiniz fotoğrafçılara ulaşın, sorularınız varsa sorun; ciddi iseniz asistan arayıp aramadıklarını öğrenmeye çalışın. Mesaj attığınız 10 kişinin en az 1 tanesi mutlaka size cevap verecektir. Bu da tecrübeyle sabit söylediğim bir oran. Onaylanmıştır.

Yani şimdi fotoğrafçılara ulaşın derken, gidin taciz edin demiyorum; coşmayın hemen. Özel ricamdır, kimseye “Şu kadar param var, ne alayım?” diye sormayın artık. Bunun haricindeki derdinizi anlatan kısa, öz, yazım ve imla kurallarına uygun, özellikle ‘ki’ ve ‘de’ ayrımına özen gösteren maillerinizi gönderin. Mesaj atmayı tercih ettiğiniz kişilere de bağlı olarak, büyük ihtimalle olumlu cevap alacağınız birileri illa ki olacaktır. Olumsuz dönüş yapacak birileri de belki asistan arayan bir arkadaşına yönlendirecektir sizi, bilemezsiniz. Hep söylüyorum; hareket, berekettir.

Peki bu bize ne katacak, zaten kamera arkası videoları izlemiyor muyuz diyeceksiniz belki. Ama fotoğrafçılık olayından para kazanmak istiyorsanız, bu işin nasıl yürüdüğünü de öğrenmeniz şart. Çünkü özellikle ülkemizde hakettiği kıymeti görmeyen bir alan olduğu için kaynaklarınızı verimli kullanmak adına iş yönetimi ve yürütme kısmında da pek çok başlık altında faal olmanız gerekiyor. Bunlar da kamera arkası videolarda değil bizzat sahadan edinebileceğiniz tecrübeler.

fotoğraf

Ekipman Yatırımına Acele Etmeyin

2007 yılında ilk DSLR makinemi almaya karar verdiğim zamanları hatırlıyorum. Şimdikine nazaran belki 10’da 1’i kadar seçenek vardı; ama yine de her sorduğum fotoğrafçı farklı bir model sundu bana. Ben ne yaptım, fotoğraflarını en sevdiğim fotoğrafçıların geneline baktım ve Canon kullandıklarını gördüm. Vardır bi hikmeti dedim Canon aldım. Başka hiçbir sebebim yoktu.

Şansımdan sevdiğim renk tonları veren bir makine çıktı ve ben de Canoncu oluverdim. Ama çıkmayabilirdi de. Tam bu noktada anlatmak istediğim, marka, model ya da kozmetik dertlerden sıyrılın; amacınıza ve zevklerinize yönelik bir set kurmayı amaçlayın.

Olay telefonla fotoğraf çekmek gibi değil çünkü, her lensle her kategoride üretim yapamazsınız. Kuş gözlemcisinin lensiyle, makro fotoğrafçının lensi bambaşkadır. Mimari çekim yapan bir fotoğrafçıyla, portre çeken birisinin lensleri arasında ise dağlar kadar fark vardır.

O zaman ben yüzlerce seçenek arasından nasıl karar vereceğim derseniz, deneyerek ve acele etmeyerek. Fotoğrafçılık olayına giriştiğinizde sosyalleşmenizi de tavsiye ederim. Ne kadar çeşitli grupla takılırsanız, o kadar çok ekipmanla ve tecrübe birikimiyle yüz yüze gelirsiniz. Tecrübelerden faydalanır, ekipmanları denersiniz. Günün sonunda da size uygun mu değil mi bir fikriniz olur.

Buna bir alternatif de markaların düzenlediği ekipman deneme fırsatı yakalayacağınız etkinlikleri takip edin. Buralarda sormak istediklerinizi sorabileceğiniz, sizi yönlendirecek bilgili insanlarla muhabbet etme fırsatı yakalayabilirsiniz.

fotoğraf

Sonuç;

Şimdiye kadarki tüm başlıkları sürecinize adapte ettiğinizde aradığınız fotoğraf mı, eğer fotoğraf ise hangi dalı, ticari istiyor musunuz yoksa ben otobiyografik çekimler yapacağım mı diyorsunuz, hepsinin cevabını kolaylıkla bulursunuz.

Bir sürü insanla tanışmış, etkileşime girmiş; birçok ekipman denemiş olursunuz. Bütün bunlar manevi olarak sizi doyururken, maddi olarak da çökmenize engel olacaktır. Çünkü fotoğrafın tahmininizden daha pahalı bir hobi olduğunu göreceksiniz. Hele ki niş bir alana yönelirseniz yardımcı ekipmanların uçuk fiyatları sizi de uçuracaktır.

Ben fotoğraf yolculuğuna çıktığımda yamacımda birileri olsaydı da bana bunları söyleseydi dediğim başlıkları elimden geldiğince detaylandırmaya çalıştım. Sizlerin ekleyecekleriniz, söyleyecek veya soracaklarınız varsa yorumlara buyurabilirsiniz.

Eyvallah.

Son Yazılar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen buraya isminizi yazınız