Karantinayı En Az Hasarla Atlatmak İçin 5 İpucu

-

Fotoğraf alanında hizmet veren çoğu kişi ve/veya firma, Covid-19 karantina sürecinde ciddi gelir kaybına maruz kaldı. Çekimler, setler ve projeler ertelendi hatta belki iptal edildi. Dolayısıyla yapılan anlaşmalar ışığında oluşturulmuş finans planları da çöp oldu.

Peki bu zarardan bir şekilde kar elde etmek mümkün mü? Bir süredir dijital dünya ile ilgili kafa patlatıyordum zaten, karantina süreci de açıkçası arayıp da bulamadığım bir fırsat sundu. Bol bol araştırma ve uygulama şansı buldum bu süreçte. Kendime kızdım, neden bunca zamandır sadece fiziksel dünyada fotoğrafçılıkla kısıtladım kendimi diye. Ama zararın neresinden dönersem kardır, sanırım?

Kendi deneyimlerimden de yola çıkarak, araştırmalarım sonucunda vardığım birkaç önemli noktayı aktarmak istiyorum size. Hem karantinada hem de aslında freelance çalışanlar olarak boş kaldığımız her anda yapabileceğimiz, yaparsak fayda göreceğimiz birkaç aktiviteyi şöyle sıralayabilirim;

karantina

Arşivini Düzenle

Arşivimiz, günahıyla sevabıyla yaptığımız bütün işlerimiz olduğu için “Siz neler yapıyorsunuz?” sorusuna verebileceğimiz yanıtların hepsini içinde barındırıyor. Bugüne kadar yaptığınız işlerin bir anda yok olduğunu düşünsenize?

Görsel işler üreten insanlar olarak en önemli varlıklarımız arşivlerimiz. Bu yüzden herkese her zaman raw fotoğraf çekmelerini öneriyorum yıllardır. Çünkü bugün çektiğiniz bir fotoğrafa yıllar sonra dönüp baktığınızda, kendinizi geliştirdiyseniz eğer, farklı bir renk-kadraj düzenlemesi yaparak çok tatlı bir fotoğraf elde edebilirsiniz. Bu olayın bir açısı tabii.

Diğer açıdan bakacak olursak arşiv dediğimiz dosya yığınının düzgün ve amaca yönelik olması da büyük önem taşıyor. Çünkü on binlerce fotoğrafın arasında bir yerlerde bir fotoğraf var ama ne ismi var ne etiketi var; ara ki bulasın. Hemen karantina dönemini fırsata çevirin ve arşivinizi düzenleyin.

Dosyalarınızın isimlerini ve etiketlerini özenle oluşturun. Lightroom kullanıyorsanız bütün arşivinizi içe aktarıp program üzerinden bütün bu düzenlemeleri yapabilirsiniz. Bilgisayarda tek tek dosyaları düzenlemeye kıyasla hem çok hızlı hem de çok kullanışlı bir yol olacaktır.

Eskiden gözünüze o kadar da güzel gelmeyen ama bugün gözünüze takılan fotoğrafları ayıklayın. Web sitenize ve sosyal medya hesaplarınıza taze kan olarak hemen ekleyin. Yükleme öncesinde web optimizesini de atlamayın tabii ki. Hesaplarınızı hareketlendirin, güncelleyin ve varlığınızı güçlendirin.

karantina

İlgili Alanlarda Kendini Geliştir

“Ben fotoğraf çekiyorum, başka alanlarla ilgilenmiyorum.” devri kapandı artık. Fotoğraf zaten çok iyi biliyor olacaksınız, ama sosyal medya yönetimiyle ilgili de fikriniz olacak. Dijital pazarlama da bileceksiniz ki kendi reklamınızı yapabilesiniz. Ya da birlikte çalıştığınız ajanslara ne istediğinizi doğru bir dille anlatabilesiniz.

“Sosyal medya kullanmıyorum ben.” de bir seçenek değil artık; eğer ki zaten kaşesi yüksek ve sektörde aranan bir fotoğrafçı değilseniz. Dolayısıyla nedir bu instagram, pinterest de neymiş; açın bir bakın.

Algoritmalarını öğrenin. Hangi mecraya, hangi formatta, hangi çözünürlükte içerik yüklemek gerekirmiş bunlara kafa yorun biraz. Tekrarlıyorum, ajansla da çalışıyorsanız yine de bunlarla ilgili kendinizi geliştirin ki bir fikriniz olsun. Hem ajansı doğru yönlendirmek için hem de yapılan uygulamaların size ne kadar faydası olduğunu çözebilmeniz için.

Youtube bu açıdan hepimizin bildiği gibi şahane bir kaynak. Özellikle kendi faaliyet alanınızda dünyada başka fotoğrafçılar neler yapıyor, nasıl bir yol izliyorlar, hangi trendler var, bu yılın renk paleti ne? Birazcık sınırlarızı aşın, kardeşler ne yapıyor bir bakın. Git fikir çal demiyorum haa, ilhamı kendinde ara!

karantina

Dijitaldeki Varlığını Güçlendir

Eğer ki faaliyetlerinizi dijitale hala taşımadıysanız nereden başlayabileceğinizle ilgili önceki yazılarımdan ‘Dijital Dünya’ya Giriş-101’ e bir göz atabilirsiniz. Her ne yapıyor olursak olalım artık istesek de istemesek de dijital varlığımızın güçlü olmasına ihtiyaç duyduğumuz bir zamanda yaşıyoruz. Korkarım ki yakın bir gelecekte dijitalde var olmayan hiçbir üretim, görünür ve tercih edilir halde kalamayacak.

Dolayısıyla karantina sürecini dijital varlığınızı oluşturmaya başlayarak veya halihazırda yaptığınız bir şeyler varsa da onları geliştirerek değerlendirebilirsiniz. Ama her fırsatta söylediğimi tekrarlayayım, bütün bu etkinliklere başlamadan önce dijital hesaplarımızın ve özellikle de mail hesabımızın ekstra güvenlik önlemlerini aldığınızdan emin olun. Gerisi zaten çorap söküğü…

karantina

Eğer ki büyük bir firma değilseniz ve tasarımcı giderini karşılayabilecek durumunuz yoksa, işlerinizi büyütene kadar bu ihtiyaçlarınızı yeterli derecede destekleyebilecek olan Canva‘yı denemenizi tavsiye ederim. Birazcık estetik yeterliliğiniz var ise hiç olmazsa ufak tefek ihtiyaçlarınızı halledebileceğiniz bir uygulama.

Yine bir fotoğrafçı olarak instagram ve pinterest hesabınızın mutlaka olmasını öneririm. Aramızda kalsın da ben 6-7 ay öncesine kadar bunları pek de öncelemiyordum. Ne zaman oldu, buradaki varlıklarımı güncellediğimdeki olumlu dönüşü gördüm; o zaman saçlarımı yoldum, neden ben yıllardır bunları göz ardı ettim diye.

Özellikle instagram ve pinterest paylaşımlarınızda size asistan gibi yardımcı olan Tailwind uygulamasını da incelemenizi şiddetle öneririm.

karantina

Web siteniz var ama sadece portfolyonuzu mu yüklüyordunuz? Hemen web sitenizin seo çalışmalarına başlayın. Başlayın ki verdiğiniz hizmetlerle ilgili aramalarda insanlar sizin de sitenizi üst sıralarda görebilsin.

Bütün sosyal medya hesaplarınızdan yaptığınız paylaşımlarınızla, tüm ilgiyi web sitenize çekin. Günün sonunda üzerinde söz sahibi olduğunuz tek adres kendi web siteniz olacak çünkü. Bunun için de tabii ki estetik ve kullanıcı dostu bir web siteniz olması gerektiğini söylememe gerek yok sanırım?

Bunlar en temel dijital varlıklar aslında, kendi faaliyet alanınıza göre bunlara ek kullandığınız uygulama ve sistemlerde de kendi portfolyolarınızı güncelleyerek ve her bir mecranın algoritmasına göre geliştirerek görünürlüğünüzü çok hızlı bir şekilde artırabilirsiniz.

karantina

Müşteri Portföyünü Güncelle

Yıllardır fotoğraf işleri yapıyordunuz, bir sürü müşteriniz oldu. Umuyorum ki bütün müşterilerinizin iletişim bilgilerinin yer aldığı bir listeniz vardır. Hah işte hemen o listeyi açın, hatta yanına da telefon defterinizi açın. Belki bunun yanına iş yapmak istediğiniz kişi ve firmaları da ekleyebilirsiniz.

Eski müşterilerinizden ve potansiyel yeni müşterilerinizden oluşan yeni bir iletişim listesi oluşturun. Cep telefonu da yine fazlasıyla iş görecektir ama özellikle e-mail adresleri çok önemli. Çünkü arşivinizi düzenledikten ve web sitenizi güncelledikten sonra güzel bir haber bülteni de hazırlamışsınızdır, değil mi? Hemen bunu potansiyel müşterilerinize yönlendirin.

Yaklaşımınız da onlara nasıl yardım edebileceğinizle ilgili olursa bu durum sizin faydanıza olacaktır. “Nasılsınız, işleriniz nasıl gidiyor, bu sıkıntılı süreçte oluşan ihtiyaçlarınızla ilgili size nasıl yardımcı olabilirim” tadında bir maille ilginizi göstermeniz hem hoşlarına gidecek hem de, insan aklı çok acayip, belki güncel web sitenize baktıklarında hiç de akıllarında olmayan bir ihtiyaçlarını akıllarına getirecektir. Ya da güncel sitenizle, onlarla çalıştığınız zamanlarda yapmadığınız farklı işleri görmelerini sağlayacaksınız. Eşeğin aklına karpuz kabuğu düşürmek demiş atalarımız, teşbihte hata olmaz.

karantina

Pasif Gelir Yarat

Çok yerde duymaya başlamışsınızdır bu pasif gelir olayını. Gitgide dijitalleşen dünyada zaten aksi düşünülemezdi. Peki fotoğrafçıların pasif gelir oluşturma açısından belki de çoğu sektöre göre bir adım önce olduğunu biliyor muydunuz?

Arşiv arşiv diyorum, bakın burada da işinize yarayacak. Arşivinizi düzenlerken hiç gün ışığı görmemiş yüzlerce iyi fotoğrafınız olduğunu göreceksiniz muhtemelen. Bunların da stok olabilecek kalitede olanlarını hemen ayırın ve stok dünyasına girin. Ayda üç dolar da getirse, bir yerden başlamış olacaksınız. Sistemi çözeceksiniz, belki hata yaparak öğreneceksiniz ve yeni bir yol açmış olacaksınız.

En azından birazcık anlatma ve öğretme yeteneğiniz varsa hemen iyi telefonu olan bir arkadaşınızdan rica edin; bir çekiminizin kamera arkası videosunu çeksin. Mükemmel olmayacak tabii ki, ama youtube kanalınızı da bu sayede açmış olacaksınız.

Kendi hesaplarınızı idare etmek için sosyal medya öğrenmiştiniz ya hani, işte belki de firmalara sosyal medya yönetimi hizmeti verebilirsiniz. Çünkü algoritmaları biliyorsunuz, nereye nasıl müdahale edilir artık deneyimlediniz. Fotoğraf da çekiyorsunuz zaten. Diyelim ki bir mekan müşteriniz oldu, gittiniz bir gün birkaç saat çekim yaptınız ve oluşturduğunuz içeriği de Tailwind ile 1-2 haftalık olacak şekilde planladınız. Oh mis.

Bunlar ilk aşamadan yapılabilecek hamleler, böyle dertleriniz varsa yeni yazılarımızı kaçırmamak için sitemizin sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz. Pek tabii bununla birlikte kendiniz de araştırmalarınızı sürdürebilirsiniz. Derya deniz bir konu çünkü bu pasif gelir kaynakları, kesinlikle bir göz atın; pişman olmazsınız.

karantina

Sonuç;

Hareket, berekettir. Kaygılarını anlıyor ve derdini paylaşıyorum; ama işler ertelendi ya da iptal oldu diye oturup hayıflanmak yerine, kalk şu pijamaları bir çıkart önce. (Bu arada yazıyı pijamalarımla yazıyorum.) Elini yüzünü yıka, otur bilgisayarın başına araştırmaya.

Emin ol şimdiye kadar bu olaylara girişmediysen, çıldıracaksın. Konu konuyu açacak, çok acayip detaylar olduğunu göreceksin.

Fitili ateşlediysem ne mutlu bana…

Eyvallah.

Son Yazılar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen buraya isminizi yazınız