Profesyonel Fotoğrafçı Aslında Ne Yapar?

-

Sanıyor musunuz ki profesyonel fotoğrafçılık yapan birisinin işinin büyük kısmı fotoğraf çekmektir? Tam aksine neredeyse en küçük pay sahibi başlık fotoğraf çekmektir. Çünkü öncesinde ve sonrasında yapılan işler o kadar detaylıdır ki, fotoğraf çekme başlığı onların arasında sıyrılacak gücü kendinde bulamaz.

Tabii ki burada fotoğraf çeken herkesten bahsetmiyorum, gerçekten sadece fotoğrafçılık özelinde çalışmalar yapan, gerçek profesyonel fotoğrafçıları kastediyorum. Yoksa başka bir işte çalışırken bir tane makine alıp sağda solda kendisini ‘profesyonel fotoğrafçı’ diye tanıtan aymazlardan bahsetmiyorum. Haşa.

Çok da detaya girmeden, bu yola girmeyi düşünenleriniz varsa veya profesyonel fotoğrafçıdan hizmet alacaklarınız olur ise işin mutfağıyla ilgili de biraz fikir vermesi açısından inceleyelim bakalım neymiş bu profesyonel fotoğrafçılık.

(Buradan sonra fotoğrafçı dediğim her seferde profesyonel fotoğrafçıyı kastediyor olacağım.)

fotoğrafçı

Network Oluşturur

Bir fotoğrafçı için en önemli aşamalardan birisidir. Çünkü muhtemeldir ki ilk işleriniz sizi tanıyanlardan gelecek, onlara vereceğiniz işin kalitesi de sonraki müşterilerinizi size getirecektir. Önemli olan size bu yolculukta marş bastıracak işleri bulabilmekte.

Bunun da en iyi yolu tabii ki fiziki veya dijital dünyada görünür olmak. Hareket, berekettir. Ne kadar farklı ortamda network oluşturur ve bu ilişkileri sürekli hale getirebilirseniz o kadar potansiyel müşteri oluşturmuş olursunuz.

fotoğrafçı

Müşteri İlişkilerini Düzenler

Çabalar meyvesini verdi ve potansiyel müşterileriniz size bir adım daha yaklaştı. Şimdi geldik onları ikna etme kısmına. Başlangıç zamanlarımda en sevmediğim kısımdı diyebilirim. Eğer elinizde yeterli sayıda örnek gösterebileceğiniz bir portfolyonuz yoksa, bu işi layığıyla yapabilirim diye karşınızdaki ikna etmek zorundasınız.

Bir de karşınıza sadece fotoğraf çekebildiği için kendisini bu işin profesyoneli zanneden bir takım müşteriler denk gelirse, seyredin cümbüşü.

Size çok net olarak şunu önermek isterim, sakinlik her zaman kazandırır. Siz kendinizi bilin yeter ki. Eğer size derme çatma şekilde de olsa anlatılan işi yapma konusunda yeterli hissediyorsanız sakin olun ve işi alabilecek sakinlikte söylemlerle müşterinizin gönlünü hoş tutun.

Bazen tek görüşmede işi bağladığınız da olacaktır. Ama kimi zaman da belki işi çok istediğinizden belki de ihtiyacınız olduğundan sebep, işi almak için birkaç görüşme ve biraz taviz vermek zorunda kalacağınız bir akışta bulacaksınız kendinizi. Yine sabır.

fotoğrafçı

Anlaşma/Randevu Ayarlar

Her şey yolunda gitti, anlaşma ya da randevu aşamasına geldiniz. Buradaki önemli nokta da işin her aşamasında yapılacakları açık ve net bir şekilde belirtmeniz, hatta ve hatta mümkünse imzalı anlaşma şeklinde resmileştirmeniz.

“Ya bir de şunu çeksek mi?” şeklindeki emri vaki hareketlerden bu şekilde korunmuş olursunuz. Daha da iyisi istenen her ekstra hamlenin ek bütçe ile çözüleceğini de baştan belirtmiş olmanız.

Böylece herkes iş tanımı ve bütçe konusunda baştan detaylı bilgi sahibi olacağı için ne siz eksik iş teslim etme lüksüne sahip olacaksınız ne de müşteriniz sizden ücretsiz ek hizmet talebinde bulunabilecek. Tam bir ‘win-win’ denen durum yani.

fotoğrafçı

Fotoğraf Çeker

Bu kısım için de sadece şunu söyleyeyim; müşterinin ne istediğini ve aslında biraz tecrübe sahibi oldukça, müşteri anlatamamış olsa bile tam olarak ihtiyacını karşılayacak şekilde iş üretme kısmı.

Aman diyim biraz teknik bilginiz var diye, hiç çekim yapmadığınız alanlarla ilgili bütçeli işlere kalkışmayın. Tabii ki fotoğraf çekmeyi biliyorsunuz ama önemli olan o kategorideki bir çekimde önünüze çıkma potansiyeli olan sorunlarla ilgili fikriniz olup olmaması. Ani bir sorunda hızlı çözüm üretemediğiniz an, profesyonel fotoğrafçılık hanenize bir eksi atmış olursunuz.

Belki küçük gibi görünecek bu olumsuz durum, uzun vadede size zarar verebilecek bir duruma da gebedir, unutmayın. Sonuçta sizinle çalışma konusunda istekli olan bir müşteriden, mutsuz bir müşteri yaratmış oldunuz. En tehlikelisi.

fotoğrafçı

Fotoğrafları Düzenler ve Teslim Eder

Çekimi tamamladınız ve düzenleme + teslim aşamasına geldiniz. Burada da önemli olan yine hangi çapta bir işi ne sürede düzenlemeden çıkartabileceğinizi çok iyi bilmeniz. Çünkü her müşteri fotoğrafını en kısa sürede almak isteyecektir, haklı olarak.

Çekim tamamlandıktan sonra eğer ki anlaşmada özellikle belirtmediyseniz, müşteri sizden işi ne zaman teslim edebileceğiniz bilgisini de bekleyecektir. Gerek anlaşmada belirtirken gerek iş yapıldıktan sonra konuşurken, hem becerilerinizi hem de iş yoğunluğunuzu göz önüne alarak bir tarih vermeniz çok önemli.

Teslim aşaması için de hala zaman zaman kararsız kaldığım iki seçenek mevcut. Birincisi yapabileceğiniz en hızlı şekilde düzenlemenizi yapıp işi teslim etmeniz. Bunun dezavantajı, sizin belki de yıllar süren tecrübe sonunda kısalttığınız düzenleme sürecinin, müşteri tarafından işin değersizleştirilmesi için kullanılması. “2 günde yolladın zaten.” diyen bir müşteri tadınızı kaçırır, garanti verebilirim.

Diğer bir seçenek de işi yine mümkün olduğunca hızlı halletmek ama teslimini makbul bir süreye uzatmak. Bu müşteri tarafında fotoğraflar üzerinde daha fazla zaman harcandığı algısını oluşturacak ve verdiği paranın karşılığını aldığını düşünecektir. Çok saçma evet, ama müşteri kısmısı böyle.

Teslim kısmı için de bir ufak ipucu vereyim, (tanışıklığınız veya yakınlığınız olmayan müşteriler için söylüyorum) ne yaparsanız yapın işin ödemesini almadan iş teslimi yapmayın. Aylarca peşinde koşarsınız sonra mazallah.

fotoğrafçı

Baskı + Albüm Siparişlerini Alır

Çalıştığınız alanla da bağlantılı olan bu seçenek fotoğrafların tesliminin hemen sonrasına denk geliyor. Bu kısımla ilgili çok alengirli veya ipucu isteyen durumlar oluşmuyor. Ama yine de fotoğrafları baskıya hazırlamak veya albüm tasarımı aşamaları zaman alan işler. Şablon bile kullansanız yine de özgün bir sonuç için bu süreçler belirli bir performans isteyecektir sizden.

Belki şunu özellikle belirtebiliriz. Fotoğrafları gönderdiğiniz müşterinizin albüm için fotoğrafları hemen seçip size dönüş yapacağını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Birkaç kez hatırlatmanız ve sıkıştırmanız sizin yararınıza olacaktır. Ama ne zaman olur ki seçimleriniz size gönderirler, işte o zaman albüm hazır mı mesajlarını almaya başlarsınız.

fotoğrafçı

İşlerini Arşivler

Hem fotoğrafçı için hem müşteri için en önemli kısım. Güzel çektik ve teslim ettik her şey yolunda ama hem kendi portfolyomuz için gelecek kullanımlarımızda dönüp bakacağımız hem de müşterimizin kaybettiğinde bizden isteyeceğini bildiğimiz arşivlerimizi nasıl yapmalıyız? Bu başlı başına bir konu olduğu için önümüzdeki hafta yazımı beklemeniz gerekecek, şimdi kısaca bakalım arşiv kısmına.

Şahsen hiçbir mecraya tek başına güvenemiyorum. Hem fiziki olarak hem de bulut sistemlerinde mutlaka yedekler barındırıyorum ki birinin başına ters bir durum gelirse diğeri el altında olsun.

Özellikle bulut hizmetler aşırı kullanışlı oluyor. Çünkü hangi müşterinizden ne zaman nasıl bir istek gelecek bilmediğiniz için alakasız bir anda gelen bir isteği bile mobil cihazlarınızdan ya da en yakın internet erişim noktasından hızlıca cevaplayabiliyorsunuz. Hızlı geri dönüş de müşteri memnuniyeti için çok önemli, küçük bir dipnot.

fotoğrafçı

Ekipman ve Programlarını Güncel Tutar

İşte geldik en hoşlanmadığım kısıma, çünkü çok para yiyor bu başlık. Almışsınız bilgisayarınızı tatlı tatlı işler yapıyorsunuz, makineniz gayet güzel. Ama 2 sene geçmiyor ki yeni teknolojiler, üst modeller çıkmasın. O kadar işin arasında bir de bunları güncellemeye uğraş.

Bireysel işlerinizde hiç önemli değil tabii ki. Ancak henüz rüştünü ispat edememiş bir fotoğrafçı iseniz müşteri tarafındaki algı açısından elinizdeki ekipmanın, ofisinizdeki bilgisayarın maalesef ki yaptığınız iş kadar önemli olduğunu görüyorsunuz.

Kırılma noktasına kadar sabredeceksiniz artık el mahkum. O kırılmayı yaşadıktan sonra da neyle çektiğinize değil sadece ne çektiğinize bakacak insanlar. Zaten portfolyonuz sizin yerinize konuşuyor olacak o aşamalarda.

Fotoğrafçılar için olmazsa olmaz Adobe ürünlerini zaten artık en alakasız insan bile biliyor. Evet, en başta Photoshop. Ama bunun haricinde farklı kategorilerde hem Adobe’un sunduğu hem başka firmaların sunduğu, kullanmanız gereken onlarca farklı program/yazılım da mevcut. Bütün bunların da aylık ödemeleri veya satın almaları/güncellemeleri ciddi bir maddi kaynak istiyor.

Yapmasanız olmuyor çünkü her bir güncelleme de bir açıdan sizin iş yükünüzü hafifletme potansiyeline sahip. Bir fotoğrafçı için bilgisayar başında post kısmında daha az zaman harcamak da büyük bir nimet. Düşünün ki her bir fotoğraf düzenleme süreciniz 2 saniye daha kısalsa, 4-5 bin fotoğraf çektiğiniz bir işin süresi neredeyse 3 saat kısalıyor. Yılda 40 tane iş alsanız sadece ufacık bir güncelleme size her yıl 5 gün ekstra kazandırıyor.

fotoğrafçı

Reklamlarını Oluşturur

Freelance veya kobi seviyesindeki fotoğrafçılar için reklam ajanslarıyla çalışmak biraz lüks kaçabiliyor. Bütçe verimliliği için reklam verme ve yönetme konusunda da bilgi sahibi olmanız gerekiyor.

Hedef kitle nasıl belirlenir, hangisine hangi mecrada ne tarz bir reklam verilir, reklam optimizasyonu nasıl yapılır vb bir sürü sorunun cevabını da bünyenizde barındırmanız gerekiyor. İşin içine girdikçe boşa para harcaya harcaya neyi yanlış yaptığınızı görüp süreç içinde sisteminizi iyileştiriyorsunuz.

Uzun vadeli düşündüğünüzde ortalama maliyetleriniz illa ki düşüyor ama başlarda biraz yanlış kanallarda para harcamış oluyorsunuz. Ben bu boş harcamaları minimumda tutabilmek için uzun zaman farklı farklı seçeneklerde ufak çaplı reklamlar deneyip, geri dönüşlerini incelemiştim. Zaten 8-10 tane reklam kampanyası oluşturduğunuzda aşağı yukarı kitlenizi de çözüyorsunuz, sonrasında yapmanız gerekenleri zaten istatistikler size söylüyor. Biraz istatistik yorumlama yeteneğini de çok iş görüyor.

Bol bol araştırmayı da yenilemiş olayım. Doğru kanallardan öğreneceğiniz ipuçlarını uyguladığınızda kaynaklarınızı en verimli şekilde kullanmış olacaksınız. Eğitim şart, Youtube ücretsiz.

fotoğrafçı

Sosyal Medya ve Web Sitesini Yönetir

İlk başlıkta da bahsetmiştim, fiziksel ya da dijital dünyada görünür olmak şart. Dijitalde görünürlük de sosyal medya hesaplarınız ve web siteniz tabii ki.

Reklam kısmında olduğu gibi sosyal medya yönetimi için de ajanslarla çalışmak, belirli büyüklükteki fotoğrafçılar hariç fiyat/performans açısından verimli olmuyor. Bir fotoğrafçının sosyal medyasını görsel anlamda kendisinden daha iyi kimse yönetemez; ama mecraların algoritmaları ve ipuçları açısından da fotoğrafçı aynı verimi alamaz.

Fotoğrafçının dijitalde işini idare edecek ve aktifliğini sürdürecek kadar bilgi sahibi olması da yeterli olacaktır. En azından bir seviyeye gelene kadar iyi kötü görünür olacaktır. Reklamın iyisi kötüsü olmadığı gibi takipçinin de azı çoğu yoktur. Zamanla çözülür işler, yeter ki istikrar olsun.

Bu başlığın ipucu, her yazımda söylediğim gibi mutlaka en önemli kaynak olarak web sitenizi düşünün ve tüm sosyal medya hesaplarınızdaki trafiği web sitenize çekmeye çalışın.

fotoğrafçı

Kendini Sürekli Geliştirir

Ekipman ve programlarını günceller demiştim ama bunun yanında yeni teknolojilere adapte olabilecek ve iş akışına ekleyebilecek bilgi ve beceriye sahip olması da şart. Öğrenme hiç bitmiyor anlayacağınız. Fotoğrafçı her gelişmeyi takip etmeli ve ekipmanlarını güncelledikçe kendi tekniğini de güncelleyerek devam etmelidir.

Rakipleriniz sürekli en son teknolojiyi en yeni sonuçları üretecek şekilde kullanırken sizin kendinizi geliştirmemeniz, ister istemez gerilemenize sebebiyet verecektir.

Hatta yaratıcı bir fotoğrafçı iseniz kendi alanınızda hiç yapılmayanları yapmanız, öncü olarak çok daha hızlı hakettiğiniz saygı seviyesine varmanıza yardımcı olacaktır. Yenilik denemek, gelişmek ve öncü olmak her zaman kazandırır. Hem maddi hem manevi anlamda.

fotoğrafçı

BONUS; Varsa Stüdyosunu Sürekli Hazır Tutar

13 yıldır fotoğraf çeken, 12 yıldır sadece profesyonel fotoğrafçılıkla hayatını kazanan ve bu sürenin 9 senesini stüdyo sahibi olarak geçirmiş bir fotoğrafçı olarak söylüyorum; stüdyo yönetimi çok zorlayıcı.

Dışarıdan çok havalı gibi görünüyor, kabul ediyorum çok avantaj sağlıyor. Ama kimse bilmiyor ki stüdyoda şekilli şekilli fotoğraflar çektikten ve herkes gittikten sonra elinde elektrikli süpürgeyle her yeri süpüren de yine o fotoğrafçının ta kendisi. Bilmiyorum belki de bu benimle ilgili bir durumdur; temizlik hizmetine harcayacağım bütçeyi yine işime yatırmayı tercih ettiğim için stüdyonun havalısı da ırgatı da yine ben oluyorumdur.

Bütün ekipmanların her an hazır olması, her çekimden sonra ekipmanların temizliği ve yerlerine yerleştirilmesi, stüdyonun temiz ve düzenli olması ilk aklıma gelen başlıklar. Yazarken kısa gibi görünüyor ama uygulamaya gelince en küçük bir detayı atlamanız, bir sonraki çekiminizde başınıza gelecek aksilikte çuvallamanız demektir.

Mümkün olduğunca sade şekilde profesyonel fotoğrafçılık süreçlerini anlatmaya çalıştım. Fotoğrafçılık yapmak istiyordunuz ve sıkıldınızsa, yol yakınken başka bir alana yönlenin. Bu kadarına da gerek yok bence diyorsanız, sıkıntı yaşamaya hazır olun. Neler neler varmış bilmediğimiz diyorsanız da fotoğrafçınıza karşı daha nazik davranın.

Eyvallah.

Son Yazılar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen buraya isminizi yazınız